-

Heeer şeyi bırakıp buralardan gitmek istiyorum desem, gidebileceğim bir yer yok. Olsa bile gidemem ben, valla gidemem. Kalırım buralarda, tam bir gidemeyici olurum. Gitmek zor olur çünkü, “bırakıp gitmek” düşüncesinin sadece düşüncesi güzel olur.

O yüzden ben hiç gidemem, ama keşke gitsem. Azıcık gitsem bari, insanoğlu nankördür sonra yine dönmek isterim belki.

1 note, July 20, 2014



"Hayat dediğin ne ki
 Yürüyen bir gölge, bir zavallı kukla bu sahnede
 Bir saat boy gösterip boyun kırıp gidecek
Bir daha da duyulmayacak artık sesi
 Bir ahmağın anlattığı masal bu
Kuru gürültüler, deli saçmalarıyla dolu.”
"Hayat dediğin ne ki
 Yürüyen bir gölge, bir zavallı kukla bu sahnede
 Bir saat boy gösterip boyun kırıp gidecek
Bir daha da duyulmayacak artık sesi
 Bir ahmağın anlattığı masal bu
Kuru gürültüler, deli saçmalarıyla dolu.”

2 notes, July 20, 2014

Oo formasyon mu, alırım bi dal.

  • Niçin güzel kelime. Ama tabi bazen..  Niçin sevmedi, niçin hiç aramıyor gibi gayet basit soru cümlelerini bile kuramaz oluyor insan. Cevaplardan korkmak mıdır nedir ne zıkkımsa artık.. Niçin? Niçin?
  • Yaz akşamlarında parkta yediği çekirdeği yanındaki poşete atan insanlar çok şeker.
  • Her yerlere başvurduktan, tee Bolulara gittikten-4 saatlik yolu 5 saat 1 dakikada gidip- kabul edilmedikten- öss puanını lys sistemine göre hesaplamışlar saolsunlar- dönüşte bir de Kocaeli üni. Yaptıktan sonra, tam da ümitler kesilmişken iü gelin kanki kontenjanlar dolana kadar biz aliciiz sizi, kim erken gelirse diye bir açıklama yaptı da.. Kendimizi sabahın 5inde hayef’in önünde bulduk. O neymiş ya, ben 5te oradaydım gittiğimde en az 30 kişilik bir sıra vardı, adamlar sahuru orada yapmışlar, nihat amcayı dinlemeye bile gitmişler asdfg
  • Hayat işte. Çok garip. Garipliği geçtim de ben galiba yaz bunalımına girdim ya daa mezuniyet bunalımı da olabilir. Hani ben Osmanlıcayı da verdim, geçtim bitti ya. Resmen bitti la, çaaat diye. 1 dakika önce mezun durumda olduğunu bilmiyorsun, 1 dakika sonra sınav sonucunu öğrenip oo ben mezun oldum ya la diyorsun. Sonra sakin sakin kütüphaneye dönüp kitap okuyorsun. Darısı o belgeyi alıp, işsizler kervanına katıldıktan sonra artık.
  • Niçin gelmiyorsun?
  • O değil de, öğrenci kartımı vermek çok koydu lan. Hadi bay.

6 notes, July 17, 2014

Açıköğretimlere de formasyon ve öğretmenlik ? Hmm ok.

Ben çalışıp, öss ile ilk bilmem kaçlarla yerleşeyim üniversiteye; saatlerce ödev yapayım, uyumayayım sınavlarıma çalışayım not çıkarayım, uyumayıp saatlerce çalıştığım dersten kalayım; geçme notu 45 iken beni 42de bırakan hocanın peşinden koşayım, beyefendinin de şehirdışına hatta yurtdışına gidesi tutmuş olsun, günlerce okula gidip elim boş döneyim, stres olayım, geceleri uyku uyuyamayayım, 1000 sayfalık sözlükleri okula getirip götürürken kollarım kopsun, 5 senede sadece sınavlarda bilmem kaç küsür kağıt doldurayım; adamlar da götten boktan puanları ile açıköğretime yerleşip yata yata teste girip çıksın, ben formasyon alacağım diye tuttursun, önleri açılsın. Adaletine koyim, hak ettik biz 3,50 ortalama yaptık demene, senin bu kafa yapına…. Ok lan tamam sakinim asdfghj alla alla ya kafayı yiyeceğim yakında.

Osmanlıca dersinden testle geçmek mi olur amk ya, şaka mıdır nedir… Ben delirdim siz kaçın.

15 notes, July 4, 2014

Hani üniversiteye kapağı atın gerisi kolay diyorlar ya, heh, bir bölüm öğrencisiyseniz asıl çile mezun olduktan sonra formasyon yollarında başlıyor…

İlaaahi yök, sen adamı öldürürsün..

Çöktü kaldı başımıza, götü başı ayrı oynuyor, açıkladıkları kararlardan vazgeçiyorlar, vazgeçtikleri karardan da vazgeçip tekrar karar sunuyorlar. Bizim bir derdimiz var, bir güzel belamız var formasyon diye. Kendisi bölüm okuyanların kabusu olur, evvelki senelerde mezun olduktan sonra merkezi yerleştirme yöntemi ile oluyordu. Sonra biz üniversiteye yerleştiğimiz sene-2009- dediler ki okurken formasyon vereceğiz biz bu öğrencilerimize. Sonra sene sonunda-2010- bu durumdan gocunan eğitim fakülteleri dava mava bişiler açınca, iptal ettiler, eski sisteme dönsünler dediler. Döndük. Sonra, 2 3 sene böyle gitti, geldik geçen seneye, dediler ki mezunlar alese girecekler artık, ales+mezuniyet puanına bakacağız dediler, güz alesine azıcık aylar kala. Ortalık karıştı falan filan, geçen senenin mezunları yerleştiler bir şekilde, bu sene de tam ales başvurusunu yaptı öğrenciler, başvurunun son gününden 3 4 gün filan sonra artık ales yok, eski mezunlar yine eski sistemle yerleşecek dediler, ama bu sene mezun olacak öğrencilerimiz koşulsuz kendi üniversitelerinde formasyon alacak dediler. Ok dedik, alese dünya para verdik ama olsun, dedik. Sonra, tam geçen haftalarda, eski mezunlar tercihlerini yapıp yerleştikten sonra işte, baktılar çok öğrenci yerleşemedi yine dediler kii, eski mezunlardan açıkta kalanlar da, bu sene mezun olacak öğrencilerin kontenjanına katılsın dediler. Geçen hafta ! ! Şimdi ortalık çok güzel karıştı, mezun durumda olanlar, eski mezunlar, bu senenin mezunları çılgınlar gibi her önlerine gelen üniversiteye formasyon için başvuruyorlar. Kimi üniversite sadece okul ortalamasına göre, kimisi öss yerleştirme puanına göre, kimisi de hem 2sine birden bakarak öğrenci alıyor. Onlayn kayıt olan yerlerde, yüksek olan öğrenciler her yere başvurdukları için, 2 3 üniversitenin yerleşenlerinde aynı insanları görebiliyorsunuz, ortalamalar 3,98lerde. Ulan götümbokum üniversitesinde 3,98 yapmışsın bala göte, gel bir de İstanbul üniversitesinde yap lan, gel Marmara’da yap. Gel bi kapısından geç, o Karahanlıca final kağıdında tek kelime okumayı dene, çapraza düşmezsen ben de ukeladümbeleği değilim. 300 din öğretmenliğine kontenjan açıp, müziği 50de bırakmak, edebiyatı 200de bırakmak nedir amk, ya sabır, 350 senelik yerleştirdiler hala açıkta kalan mı var o bölümde.. Açıköğretim öğrencilerine formasyon vericez diye tutturmalarına hele hiiiiiç hiç bişi demiyorum ben.. Ha, bir de sadece eski mezunlara öncelik verip sırf onları alan üniversiteler var, ulan amkodumun beyinsizi bilmem kaç ortalama yapmış 2004 senesinde, eski mezun diye yerleştiriyorsun. Hiç mi utanmıyorsun lan. 2004 mezunu zaten çok formasyon almak isteseydi özel mözel bir yolunu bulurdu, 10 sene idare etmiş sırf eski mezun almak nedir ya, bir de gelmiş çemkiriyor, yaşınız kadar alese girdim, hepinizden yüksek puanlar almışımdır diye, hade len ordan, yerleşseydin o zaman, mal mıdır nedir, eski mezunları alıyorlar çığ gibi, halen daha yerleşemedin, bi de gelmiş bıkbıkbık.

Bu neymiş arkadaş ya, kaç gündür uyuduğum uyku, içtiğim su dert oldu bana. Üniversite yerleştirmelerinde bu kadar stres yapmadım şu formasyonda heyecanlandığım kadar. Devamlı sayfa yenileyip üniversite kontenjanlarına bakıp, yerleşenleri kontrol ediyorum. Hadi yap bi güzellik de yerleşelim yeaaa, yoksa ben kafayı yicem bu gidişle. GG olucam bay.

4 notes, July 3, 2014

Sevdiğiniz kişi sizden gitmek istediğinde, siz kendinizi her ne kadar buna hazırlamış olursanız olun oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi kenarda kalıverirsiniz. Ya daa, oyuncağın hareketlenip yürüyüp gidişini izleyen bir çocuk gibi olursunuz demek daha doğru olur.. Ya daa kırılan bir vazo gibi ne bileyim kışlıklar kaldırırlırken askıda unutulan o gariban kaban gibi, paketteki son sigara gibi.. Çok açmışsınız da dolabı açtığınızda ketçaptan başka bir şey bulamamışşsınız gibi.. giibibibigigibibii. Koyim gitmelere, yine bana bişi oldu. Galiba.

7 notes, June 30, 2014

"Ben ağaçların soyundanım
Ve bu “bayat” havayı solumak kederlendiriyor beni,
Ölen bir kuş uçuşu unutmamayı öğütledi bana"

Füruğ Ferruhzad

4 notes, June 28, 2014

Gelmiş, felsefe dersinde “Yatmadan Önce 100 Fırça Darbesi” okurken hoca gördü, çok rezil oldum o kitabın bende anısı çok büyük diyor. Ulan mal mısın gerizekalı mısın, terbiyesiz misin yoksa. Derste kitap okuyordum, hocamın emeğini hiçe saydım çok ayıp bişi yaptım demiyor da, o kitapla yakalandım, konusunu içeriğini bilmiyordum, eve gidince fark ettim çok rezil oldum diyor. Kitabın arkasını okumak aklına gelmiyor ya da o kadar alakasız ki etrafına kitapla alakalı hiiiçbir şey duymamış.

Te allam ya, amına kodumun salağı, ne sığ düşünceler yarappi. Düşünceye bak düşünceye. Mal.

2 notes, June 26, 2014

"Her insanı seven birileri bulunur çünkü, budur dünyada kalan son adalet kırıntısı.."

Deliduman, Emrah Serbes

3 notes, June 23, 2014

5 yeni kitaptan daha güzel bir şey varsa o da 6 yeni kitaptır.

Kalp.

Doğum gününde kendine  elbise alması için verilen kredi kartını alacak elbise bulamadıktan sonra d&r’daki kitaplara gömmeyen bizden değildir..  Kendisi ukeladumbelegi hiiiç olamamıştır.

Ya da Emrah Serbes’in yeni kitabından henüz haberi yoktur.. 

Ya da.. Amaan ne bileyim lan, banane amk. Benim kitaplarım güzel, benim kitaplarım cici. Öptüm bay.

gg wp

6 notes, June 20, 2014

Bazen galiba’lar.

Devamlı dövme yaptırmak istiyorum.. Kafamda sürekli bir fikirler, şunu şöyle yaptırırım, şunu şöyle renklendiririm, uu bak o pusula da benim gibi devamlı kaybolan birine negzel olur, uu beybi bak bunu iyi çizmişler helal olsun lan’lar filan.

Galiba azıcık kafayı yiyorum, galiba azıcık gerginim, galiba salı günü üniversite hayatımın son finaline gireceğim, galiba başında beklediğim reçeli saniyeler içinde yakıyorum, galiba dakikalar içinde telefonumu çaldırıyorum ya da kaybediyorum, galiba neler yaptığımı hiiiç bilmiyorum anacım.. Galiba büyüyorum, oo evet iyi büyüyorum lan, doğumgünüm de geliyor oh mis..

O değil de, bi dövme daha? Ok ok, öptüm.

7 notes, June 15, 2014

Tam bir sevgili uyandıramayıcısı olarak hayatıma devam ediyorum.

2 notes, June 4, 2014

Evet canım, bulaşıklar da sevdaya dahil..

Gerçi henüz bulaşıklar mevzusuna gelemedik amma velakin, kendisi beyfendi sıpasının kendisinin tam bir bulaşık olup aklımın içinde her yere bulaşıp durduğu doğrudur. Hatta tam bir Sagopa Kajmer liselisi olup “aklımın odaları senle doldu taştı” diye ortalarda dolanmaya başlayabilirim belki de. Evet evet, kalbimin odası yok emme öyle düz taban izbe bir yer, tamam dedi otururum ben yaşarım orda çayır çimen olur dedi. Kabul ettik işte, napiciksin sevmek işte.. 

O değil de son biberon kırıcı ve ayakkabı bükücü olmamın yanısıra artık bir de son masal dinleyici oldum. Çok da iyi güzel masal dinleyip uyuyorum. Öptüm bay. 

Yaşasın Madam Maxime, sen en kıralabi devsin asdfg

4 notes, May 31, 2014

. . . . . .